Ana içeriğe atla

Erdoğan: İçimizde bize yanlış yapanlar var

Erdoğan: İçimizde bize yanlış yapanlar var
posted onApril 27, 2019
noyorum

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Kampı'nda yaptığı konuşmada " Biz dışarıyla mücadele verirken içimizde de bize yanlış yapanların olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim" diyerek "Bu davanın adamları olduğunu söyleyenler bütün seçim kampanyası boyunca nereye gittiler?" diye sordu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:
-31 Mart sürecinde yaşananlar, yaşadıklarımız önümüzdeki süreç malum. Bu süreci en güzel şekilde değerlendirmek için yapılacak hazırlıklar. Ardından 2024 yerel seçimleri, gerek teşkilat yönetimlerinde atacağımız adımlar, takınacağımız tavırlar çok büyük önem arz ediyor.

-31 Mart seçimlerinde bu imtihanı hamdolsun, bakın bütünüyle demiyorum, büyük oranda başarıyla verdik.

İstanbul ve Ankara seçimi kaybetmedik
-İstanbul ve Ankara önemle üzerinde durulması gereken yerler olarak öne çıkıyor. Esasen biz İstanbul ve Ankara'da kaybetmedik. Tam tersine seçimi kazandık. 'Sayın Genel Başkan ne diyor' diyenleriniz çıkabilir. Her şeyden önce kazanmak-kaybetmek nedir bunun üzerinde durmak gerekir. İstanbul'da İlçelerin 25'inde Cumhur İttifakı almış durumda. Ankara'da 22 ilçeyi Cumhur İttifakı almış durumda.

-Seçim itirazı hakları bundan önce de bütün partiler tarafından kullanılmıştır. CHP'liler itiraz sürecini hukuki bir süreç olmaktan çıkararak gölge düşürmeye çalışıyor.

İş Bankası'na yanıt
-İstanbul'da 15 bin oyu gasp edilmekten kurtarmamız dahi itirazlarımızın ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Daha da düşecek. Düşmeye devam ediyor. Çok ciddi bir örgütlü organizasyon söz konusu. Elimizdeki belgeler bunu gösteriyor.
Kamu yöneticisi olmadığı halde birçok bankalardaki adeta işçi statüsünde diyebileceğimiz kişilerin memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur bugüne kadar uygulanmış bir şey değil. İş Bankası, Garanti, Şekerbank, FİBA gibi binlerce mensubu memur statüsüyle görev almıştır. İş Bankası açıklama yaptı. Bunlar bizim bilgimiz tahtında değildir diye. Biz sizin bilginiz tahtında demedik. Sizin görevlilerinizin burada görev aldığını ifade ediyoruz.

-Önümüzdeki süreci başta büyükşehirler olmak üzere nasıl değerlendireceğiz. Şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek içimize sinse de sinmese de YSK kararına uyacağız. AK Parti umudunu kesti diyor. Son ana kadar biz hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu normal yargı mücadelesinden ziyade seçim hukukuna yöneliktir. Milletimiz diyor ki İstanbul benim içime sinmedi. Bu şaibenin giderilmesi şart ki rahat edelim.

-Daha ilk andan belediye başkan vekillerinin odalarındaki kilitleri sökecek kadar bir hırs. Ne oldu Meclis'te seçimler yapıldı. Tüm komisyonları bizim arkadaşlarımız kazandı. Önümüzde encümen var. 5 tanesi seçilmiş, 5 tanesi atanmış +1 belediye başkanı. Bunu demokrasiye uygun bulmuyorum. Demokrasi seçilmişlerin uygun olduğu bir yerdir. Atanmışların değil.

'İçimizde de bize yanlış yapanlar var'
-Bunu ele almamız şart. Encümende atanmışlar mı hakim olacak seçilmişler mi? Bunun çalışmasının yapılması lazım.
-Seçim öncesi ve sonrasında ortaya çıkan tabloda milletimize mahcup olmamak için elimizden geleni yapacağız. Biz bu işi kaybettik noktasında değiliz. Hukuki delillerle araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Her birinizi tebrik ediyorum. Ama şunu da söylememiz lazım. Dışarıyla mücadele verirken içimizde de bize yanlış yapanların olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim. Bu yeni bir şey değil. İlk insanla beraber başlayan süreç.

Hesap sormasını biliriz
-Bu davanın adamları olduğunu söyleyenler bütün seçim kampanyası boyunca nereye gittiler? Biz herkesin beğendiği isimleri bulma başarısını ne zaman gösterdik ki? Böyle bir şey olabilir mi? Burada yönetim varsa çalışmasını yapar ve karar veririz. Hep birlikte uyarız. Bu teşkilatın ahlakıdır.

-Ama bu teşkilatın ahlakından mahrum olanlar kendilerini anlatamyacaklar. Bilesiniz ki bu teşkilat sadece Ankara'da kabuğuna çekilmiş bir teşkilat değildir. Hangi il, ilçede neler oluyor hepsi bize geliyor. Hepsini biliyoruz. Gün ola harman ola. Bu teşkilatın geleceği için hesap sormasını biliriz. Bunları sırtımızda taşıyacak değiliz.

-10 ay önceki seçimlerde %60 - %70 oy aldığımız yerlerde belediye başkanlıklarını kaybetmiş olmamızın bize anlattığı mesajı gözardı etmiyoruz.

-Değişim hayatın bir gerçeğidir. Adım adım gerçekleştireceğiz. Birileri istediği için değil. Her şeyi toptan alt üst etmek anlamına gelmez.

-Sırtını terör örgütlerine dayananlar ikbalini siyasi mühendislik oyunlarında arayanlar bizi anlayamaz.

-Seçim dönemiyle icraat döneminin dinamikleri farklıdır. İcraat döneminde tüm enerji ve vakit ülke meselelerinin çözümüne hasledilir. Biz kızgın demiri soğutalım çağrımızla bu ince noktaya dikkat çektik. Biz önce Türkiye, demokrasi, büyüme, ihracat diyen bir parti olduk. Milli meselelerde uzlaşmanın anlamını en iyi biz biliyoruz. Terör, güvenlik, ekonomi başta olmak üzere Türkiye'nin bekasına yönelik tehditleri 82 milyon hep birlikte göğüslememiz gerekiyor.

-Ne zaman birliğimizi muhafaza etmişsek o zaman büyük devlet olduk. Ne zaman içimize kapanmış, birbirimizle kavga etmişsek o zaman kaybettik. Gün 82 milyon olarak duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenme günüdür.

-Bu ülkedeki tek kutuplaşma Türkiye ortak paydasında yer alanlarla terör örgütlerinin safında yer alanların kutuplaşmasıdır. Onun dışında bir kutuplaşma bilmiyoruz, tanımıyoruz.

-Şehit cenazesine katılmak, ailenin acısını paylaşmak herkesin hakkıdır. Seçim sürecinde kendisini PKK'nın güdümünden kurtamamış, işbirliği yapmış bu konuda atması gereken adım daha dikkatli olması gerekenlerin daha özenli hareket etmek zorunda olmaları gerekir. Buraya gitmek, ne getirir? Ne götürür? Bu şehit senin işbirliği yaptığın PKK alçaklarının siyasi görüntüsü olan HDP ile sen işbirliği yapmışsın. Mehmedimi şehit edenlerle işbirliği yapmışsın bunları yutmayacağız.

-Dağ ile anlaşacaksın, dağ sana talimat verecek. Bunları TV'lerde izledik. HDP Ankara, İstanbul, İzmir'de seçime girmeyecek dedi. Ve sen bunlarla dayanışma içinde olacaksın ve Çubuk'a gideceksin şehidimin cenazesi. Benim Çubuk'taki köylümü hiç düşünmüyor musun? Onlar acaba benim oraya gidişimi nasıl karşılayacak diye. Ben Cumhurbaşkanı olarak soruyorum. Rahatsız olurum derse gitmiyorum. İkinci bir sıkıntıyı niye yaşatayım? Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun. Şehit için değil.

-Bay Kemal Hacıbektaş'ta bizim kadın vekilimize nasıl saldırıldığını biz biliyoruz. Ayrıca enerji bakanımız Taner Bey'e saldırı sonrası sizin besleme medyanızın nasıl başlıklar attığını biliyoruz. Bunların hepsi bizde var.
-CHP'nin kutuplaştırma siyasetine karşı milletimizle değerlerimize uygun şekilde mücadelemize devam edeceğiz.

Ben temiz elimi öptürüp kirletmem
-Bizi CHP'nin HDP'nin yaptıklarından ziyade 2002'ye kadar beraber yol yürüdüğümüz birinin söyledikleri politikaları üzüyor. Seçimde aldıkları oy ne olursa olsun, görmezden gelemiyoruz. 'Ardahan'da üniversite kurmanın anlamı ne?' diyor. Adama sormazlar mı tabelesı var, binası yok."

-Malum partinin başındaki zat Çamlıca camisi ile ilgili bir hezayanını dile getiriyor bu ne cahilliktir... "Hangi akıllının başına Çamlıca Tepesi'ne 60 bin kişilik cami yapmak gelir" diyor. "Çamlıca camiini doldurun elinizi öperim" diyor. Ben temiz elimi öptürüp kirletmem

-'Artık biz bitiyoruz' deyin. Bitirelim. Bakıyoruz sürekli havadan sudan bahaneler uyduruyorsunuz, sürekli önümüzü kesiyorsunuz. Vize de aynı şeyi yaptılar. Oyalama taktiği... Bize verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyoruz ama bir yere kadar.

-Kudüs davasının ve Filistinli kardeşlerimizin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Libyalı kardeşlerimizin yanında da dimdik duracağız. Cezayir'deki tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Sudan'la da çok uğraştılar. Yapılmadık hiçbir müdehale bırakmadılar. Türkiye Sudan'lı kardeşlerimini desteklemeye devam edecektir.

-İçerde ve dışarda ciddi tehditlerin olduğu bir dönem yaşıyoruz.