Ana içeriğe atla

Uluslararası PEN yazarlarından Rojava ile dayanışma mesajları

Uluslararası PEN yazarlarından Rojava ile dayanışma mesajları
Uluslararası PEN yazarları, Türk devletinin ordusu ve cihatçı çeteler eliyle Batı Kürdistan’daki Kürt halkına karşı başlattığı saldırılar karşısında Kürt halkının yanında olduklarını açıkladı.
posted onOctober 24, 2019
noyorum

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Barış İçin Yazarlar Komitesi Başkanı Emmanuel Pierrat’ın Türk devletinin ordusu ve cihatçı çetelerle Batı Kürdistan’a (Rojava) yönelik işgal saldırılarına tepki vermesi ardından, diğer PEN merkezlerinden de işgal saldırılarına tepki geldi.

Uluslararası PEN yazarlarından Fransa PEN Kulübü Başkanı Emmanuel Pierrat, Uluslararası PEN eski Başkan Yardımcısı Lucina Kathmann, PEN Etiyopya Başkanı Solomon Hailemariam, PEN Almanya Başkan Yardımcısı Leander Sukov ve PEN İsveç Cezaevindeki Yazarlarla Dayanışma Komitesi Başkanı Elisabeth Löfgren,Türk devletinin ordusu ve cihatçı çeteler eliyle Rojava’daki Kürt halkına karşı başlattığı saldırılar karşısında Kürt halkının yanında olduklarını açıkladı.


Emmanuel Pierrat, yıllardır süregelen savaşın Suriye halklarının güvenliğine ve bölgedeki halkların özlemlerine yönelik oluşturduğu tehdit ile ilgili derin kaygılarının devam ettiğini vurgulayarak, “Bir kez daha bütün tarafları gecikmeksizin Suriye’deki çatışmayı sonlandırmaya, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğüne saygının tesisini sağlamaya çağırıyoruz" dedi.

Katmann: Türk devletinin tüm politikaları Kürtlere karşı

Uluslararası PEN eski Başkan Yardımcısı Lucina Kathmann, 5 Şubat 2012’de PEN Diyarbakır Temsilciliği’ni talan eden Türk hükümet güçlerinin aynı dönemde Hıristiyan kiliselerini de kontrol altına aldığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Bu eylem, Türkiye’nin Kürt bölgesinde ana dilde eğitim, dil hakları, inanç özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi ilkelerin sonlandırılmasının belirtisiydi.

Son dönemde Türk ordusu kendi sınırlarını aşarak Suriye’ye girmiş bulunmakta. Türk güçlerinin Diyarbakır’da olduğu gibi Suriye’deki Kürtlerin kültürel göstergelerine saygı göstereceğine inanmak için hiçbir neden yokken, Uluslararası PEN ve yazma özgürlüğünü savunan bütün diğer kuruluşların bu durum karşısında endişeye kapılmak için bir nedeni var. Militarizmin özgür gelişim ve ifade açısından yarattığı zorlukların yanı sıra, Türk hükümeti Kürt dili ve kültürüne yönelik genel bir baskı politikası yürütmekte.

Bu askeri operasyona karşı diğer ülkelerinin yapabileceklerini yapmaması, bu baskı politikalarının dışarıya taşınması anlamına gelmektedir. İlgili bütün güçleri ve örgütleri, Suriye’deki Kürt halkının durumunu izleme sürecine katılmaya ve kültürel gelişimi engelleyen eylemler ve politikalara karşı durmaya davet ediyorum."

Hailemariam: Sizler vahşete karşı duran kahraman Kürt erkek ve kadınlarısınız

PEN Etiyopya Başkanı Solomon Hailemariam da Rojava’da yaşananların insanlık dışı ve kabul edilemez bir durum olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:

“Bunu en sert şekilde kınarken, Kürt halkına yardım ve destek için elimden gelen her şeyi yapacağımı belirtiyorum. Sizler Türk ordusu ve cihatçı yandaşlarının bu denli büyük vahşetine karşı duran cesur erkekler ve kadınlarsınız. Dünyanın rasyonel bütün halkları sizin yanınızda. Sizleri ve Kürt halkını savunmak için verdiğiniz çabayı yürekten takdir ediyorum. Dünya haksız ve adaletsiz. Bütün gücümüzle adaletsizliğe karşı savaşacağız."

Skov: Türk ordusu DAİŞ’le el ele

PEN Almanya Başkan Yardımcısı Leander Sukov da Muhakkak ki demokrasi ve insan hakları mücadelesi ve insanların eşitliğinin mücadelesini veren Kürtlerin tarafında olduklarını vurgulayarak, Rojava Kürtlerinin tüm bunların yaşam bulduğu bir alan kurduğunu gördüklerini söyledi.

Leander Sukov şunları söyledi:

“Türk ordusunun bu bölgede yaşayan insanları terörize etmek için İslamcı güçler, DAİŞ ve benzeri diğer gruplarla el ele hareket ettiğini de görmüş bulunmaktayız."

Lofgren: Bu büyük bir insan hakları felaketidir

PEN İsveç Cezaevindeki Yazarlarla Dayanışma Komitesi Başkanı Elisabeth Löfgren ise PEN İsveç’in Rojava’da gelişen durumla ilgili Kürtlerin derin kaygılarını paylaştığını ifade ederek “Yüz binlerce insan yerinden edildi ve sayısız sivil insan öldürüldü. Bu büyük bir insan hakları felaketidir" dedi.