Skip to main content

Salih Müslim: Türk faşizmi vampirleşmiş, nerede kan kokusu varsa orada

Salih Müslim: Türk faşizmi vampirleşmiş, nerede kan kokusu varsa orada
Türkiye’de faşizan bir yönetimin olduğunu vurgulayan Salih Müslim, “Türk faşizmi bir vampire dönüşmüş. Nerede bir kan kokusu varsa, oradalar. Çeşitli yollarla silah satmak, bölgeden nemalanmak için elinden geleni yapıyorlar” dedi.
posted onMay 9, 2020
nocomment

Batı Kürdistan’daki (Rojava) Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim, Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırılarının hiç durmadığını, Rojavav’da yeni tip Coronavirüsten kurtulanları Türk devletinin öldürmeye çalıştığını söyledi.

Ahwal News’e röportaj veren Salih Müslim, Rojava’daki gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Coronavirüs salgınına rağmen Türk devletinin Kürt kazanımlarını yok etmekten geri durmadığının altını çizen Müslim, “Bizim bölgede Coronavirüsten kurtulanları Türk devleti öldürüyor. Türk devleti Serêkaniyê kırsalında, Til Temir civarında, Grê Spi’nin batısında saldırılarına devam ediyor. Coronavirüs öldürmüyor ama Türk devleti öldürüyor. Rusya ve Amerikalılar sessiz” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Türkiye’de faşizan bir yönetimin olduğunu vurgulayan Salih Müslim, “Türk faşizmi bir vampire dönüşmüş durumda. Nerede kan kokusu varsa, orada. Çeşitli yollarla silah satmak, bölgeden nemalanmak için elinden geleni yapıyor” dedi.

“PYD İLE ENKS ARASINDA HENÜZ İMZALANMIŞ BİR ANLAŞMA YOK”

ABD ve Fransa’nın çabaları sonucu Rojava’da PYD ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) arasında geliştirilmeye çalışılan ulusal birlik çabalarında henüz imzalanmış bir anlaşmanın olmadığını dile getiren Salih Müslim’in Ahwal News’e verdiği röportaj şu şekilde:

Rojava bölgesi son zamanlarda çatışma ve saldırılarla değil de diplomatik ilişkilerle gündeme geliyor. Rudaw ENKS ile PYD’nin siyasi konularda anlaştığını duyurdu. Doğru mu, bu anlaşma oldu mu?

Kürt halkının yarası birlik meselesidir, onlarca, hatta yüzlerce senelerdir herkes bundan şikayetçi. Bu dağınıklıktan en fazla Kürt halkının düşmanları faydalanıyor. En çok da Türk devleti. Türk faşizmi ve Osmanlı’dan gelen bir alışkanlık ve tecrübe çok etkin, çok başarılı bir şekilde Kürtlerin birlikte olmamasını kullanıyor. Bunu Bakur’da, burada, başka yerlerde yapmaya çalışıyor.

“TÜRK DEVLETİ İŞGALCİDİR”

ENKS içinde Türkiye yanlısı gruplar da var. Eğer bu anlaşma sağlanırsa, Rojava yönetimi ile Türkiye ilişkilerinin kapısı aralanabilir mi?

 

Biz öyle temenni ederiz. Türk devleti, Kuzey Suriye’de Afrin’de işgalcidir. Bu işgali bitirip ilişki kurabiliriz. Biz PYD olarak engel olmadık. Demokratik Suriye Güçleri (HSD), Özerk Yönetim de  açıklıyor. Hiçbir zaman Türkiye halklarına düşman değiliz, iyi komşu olabiliriz. Bunları konuşmak için bu işgalin bitmesi gerekiyor. Her gün SİHA’lar vuruyor, sular kesiliyor. Hesekê’nin yine suyu kesilmiştir. Bir milyon insanın suyunu kesmesi ne demektir? Hele bu Coronavirüs zamanlarında, bu Ramazan ayında kalkıp insanları susuz bırakmak ne demektir? Çok zordur. Hiçbir kuralla, ahlakla bağdaşmayan şeyler yapıyorlar. Bu saldırganlığı, düşmanlığı bırakıp iyi komşu olabiliriz. Bu durumda iyi bir komşuluktan bahsedemeyiz. Bu saldırılar biterse, seviniriz. Biz de rahatlarız. Her şeyden önce bu saldırganlığı ve işgali bitirmek gerekiyor.

AMERİKAN VE FRANSIZ HEYETLERLE GÖRÜŞMELER

Bu konularda bir görüşme var mı?

Türkiye ile değil de, ENSK ile görüşmelerde Amerikalılar, Fransızlar var. Bu inisiyatif zaten HSD ile başlamıştır. Bunların içinde konuşuluyor tabi. Temenni ediyoruz, Türkiye ile Türkiye halklarıyla bir yakınlaşma olur, buna seviniriz.

 Bunun şartı olarak da TSK’nin bölgeden çekilmesi mi gerekiyor?

ENKS ile değil tabi, gerçekten Türkiye ile bazı şeyler olacaksa bunların bitmesi gerekiyor. Tekrar vurulmayacağımızdan emin olmalıyız. Durmadan cihatçıları bir yerlerden toplayıp bize saldırtıyorlar. Bu düşmanlıktır.

“TÜRK FAŞİZMİ HİÇ BİR İNSANİ VE AHLAKİ KURALA UYMUYOR”

Türkiye’den zaman zaman bölgeye yönelik kimi saldırı mesajları geliyor. Olası bir saldırı beklentisi var mı?

Türk faşizmi hiçbir insani ve ahlaki kurala uymuyor. Ne zaman saldıracağı belli olmuyor. Amerikalılarla, Ruslarla ateşkes yapmış, saygı duymuyor. Bu ateşkesi bozuyor.

Şam ile ilişkiler ne durumda. Bir gelişme var mı?

Yeni bir gelişme yok. Başta bazı sinyaller veriliyordu, onlar da yok. Biz bekliyoruz. Her şeyi söyledik, konuşabiliriz dedik, yol haritası sunmuştuk, görüşlerimizi bildirmiştik. Ama sanırım sadece rejim tek başına bırakılmıyor. Ruslar, İranlılar var, Türkiye bir tarafta var. Çeşitli şantaj meselesi oluyor. Bazıları bizim burada oluşan gücü bozmaya çalışıyor, bazıları da kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Kim demokratik haklarımızı tanımak için beraber çalışmak istiyorsa hazırız. Ama uluslararası hesaplar var. Bazıları ‘bunları nasıl dağıtırız’ bazıları da ‘bunları nasıl kullanırız’ diyor. Kimsenin, halkımızın yararını düşündüğü yok…

“TÜRK FAŞİZMİ VAMPİRE DÖNÜŞMÜŞ…”

Türkiye her yere saldırıyor. Hem Rojava’ya , hem Güney Kürdistan’a (Başûr) hem de kendi içindeki Kürtlere saldırıyor. Bir taraftan da Libya var. Türk faşizmi bir vampire dönüşmüş. Nerede kan kokusu varsa, orada. Çeşitli yollarla silah satmak, bölgeden nemalanmak için elinden geleni yapıyor.

Biz de kendi varlığımızı korumaya çalışıyoruz. Hem Suriye rejimi, hem buradaki güçler, hem de Türk faşizmi saldırganlığın karşısında yapabildiğimiz kadar kendimizi korumaya çalışıyoruz.

19 HAZİRAN SURİYE SEÇİMLERİ

Suriye seçimleri 19 Haziran’da yapılacak. Bu seçimlere siz katılacak mısınız?

Bizim gündemimizde seçim yok. Bizim bölgemizden kimse katılmaz. Daha önceki seçimlerde de öyleydi. Doğru dürüst yapılan seçim yok. Suriye krizinden önceki seçimleri de gördük. Kimse sandık başına gitmiyor, ama binlerce oy çıkıyor. Doğru dürüst olmayan seçim sistemi var. Biz hiç katılmadık, katılmayacağız da. Bizim bölgemizden aday olmayacak. Bu seçim bizi ilgilendirmez. Ne onlar bizi katmak isterler ne de biz katılmak istiyoruz. Bizim denetimizdeki bölgelerde sandıklar bile konulmayacak. Seçim sandığı olmayacak.

Başa dönersem, eğer ki, ENKS ile PYD ve arasında bir birliktelik sağlanırsa, bu Kürlerin birlikteliği açısından ne gibi sonuçlar getirecek?

Rojava için karar birliği olur. Birlik olursa çok rahatlarız. Kimse bunlar ‘PYD, şu parti bu partidir’ diyemez artık. Ortak irade, ortak karar çıkar. Daha çok güçlü pozisyona geçeriz. Hem rejime, hem muhalefete, hem de Rusya, Amerika gibi dış güçlere hatta Türkiye’ye karşı pozisyonumuz değişik olur.

Türkiye’nin argümanı ‘PKK’ye, PYD’ye saldırıyorum’ şeklinde. Zaten PKK bizde hiç olmadı. PYD ise Suriye’nin en büyük partisi. Tüm halk ve kesimler PYD’li değil ki. Ortak irade çıkarsa Türkiye’ye karşı daha güçlü ses çıkabilir, ‘PYD sadece bir parti, sen tüm Kürtlere saldıramazsın’ denilebilir. PYD’yi bahane edip saldıramazlar. En azından dünya nezdinde Kürtler birleşmiş olur. Bu başka parçalardaki Kürtlerin birleşmesi için daha büyük kongrenin oluşması için bir ön ayak olur, çok iyi de olur.