Skip to main content

Trump’ın Tahran ile ilgili Avrupa ülkelerini tehdit ettiği ortaya çıktı

Trump’ın Tahran ile ilgili Avrupa ülkelerini tehdit ettiği ortaya çıktı
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran rejimine yönelik BM yaptırımlarının yeniden devreye konulmasını sağlayacak İhtilaf Çözüm Mekanizması'nı işletmemeleri halinde, Avrupa ülkelerini, ithal araçlara yüzde 25'lik tarife uygulamakla tehdit ettiği ortaya çıktı.
posted onJanuary 16, 2020
nocomment

ABD merkezli Washington Post gazetesinin Avrupalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere, Fransa ve Almanya'yı, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının geri getirilmesini tetikleyecek İhtilaf Çözüm Mekanizması'nın devreye sokulmasından günler önce uyardı.

Trump yönetimi, İran rejimine karşı söz konusu mekanizmayı devreye sokmamaları halinde, Avrupa'dan ithal edilen otomobillere yüzde 25'lik gümrük tarifesi uygulayacağı tehdidinde bulunduğu bildirildi.

Avrupalı üst düzey bir yetkili, Trump'ın mesajının Washington'daki büyükelçilikler yoluyla değil, doğrudan Londra, Paris ve Berlin'deki makamlara iletildiğini açıkladı.

Güçsüz görünmemek için Trump’ın tehdidi gizlendi

İngiliz, Fransız ve Alman yetkililer, mekanizmayı işletme kararının alındığını ancak Trump'ın tehdidinden sonra olayın basına yansıması halinde “Avrupa ülkelerinin Washington'un yardakçısı" olarak görülmekten endişe duyduğu için karardan vazgeçme noktasına geldiğini belirtti.

Konuyla ilgili bir Avrupalı yetkili, "Güçsüz görünmek istemedik. Bu yüzden (Trump'ın) tehdidini sakladık" dedi.

Jeremy Shapiro: Mafyavari taktikler

Haberde ifadelerine yer verilen Avrupa Konseyi (AK) Dış İlişkiler Araştırma Direktörü Jeremy Shapiro da, "Gümrük tarifesi uygulama tehditleri, mafyavari taktiklerdir. Müttefikler arasındaki ilişkiler, genellikle böyle işlemez" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'li bir yetkili de önceki ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin imzaladığı ve BM Güvenlik Konseyinin onayladığı Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın Trump yönetimi tarafından "korkunç bir anlaşma" olarak tanımlandığını söyledi.

Avrupa ülkelerinin, Trump'ın tehdidinden önce İran rejiminin anlaşmadaki ihlallerine karşı İhtilaf Çözüm Mekanizması'nı devreye sokmayı düşündüğünü söyleyen yetkili, "Avrupalılar arasında Tahran'ı sorumlu tutma konusundaki görüş birliği haftalar önce oluşmuştu" ifadelerini kullandı.

Nükleer anlaşma

İran rejimi ile ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya (P5+1) arasında 2015'te, Tahran'ın nükleer faaliyetlerinin düzenlendiği ve denetim altına alındığı bir nükleer anlaşma imzalanmıştı.

Trump'ın göreve gelmesinin ardından Washington, anlaşmadan tek taraflı çekilerek, İran rejimine yeniden ve ağırlaştırılmış haliyle yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.

Anlaşmanın diğer taraflarından Washington'u durdurmasını isteyen ancak bunda başarılı olamayan İran rejimi, Temmuz 2019'da nükleer anlaşmanın bazı maddelerini, rejim Devrim Muhafızları (Pasdaran) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesi ardından da 5 Ocak'ta anlaşmadan kaynaklanan tüm taahhütleri askıya aldığını açıklamıştı.

Tahran yönetimi, yaptırımların kalkması ve menfaatlerinin temin edilmesi halinde yeniden anlaşmaya dönmeye hazır olduğunu ifade etmişti.

"E3" olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa'nın dışişleri bakanlarının 14 Ocak'ta yayımladığı ortak açıklamada, "İran'ın eylemleri göz önüne alındığında, KOEP kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediği yönündeki endişelerimizi kayda geçirmek ve bu konuyu 36’ncı paragrafta belirtilen İhtilaf Çözüm Mekanizması altındaki Ortak Komisyona taşımaktan başka seçeneğimiz kalmadı." denilmişti.

İran rejimi Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi ise yaptığı yazılı açıklamada, İngiltere, Fransa ve Almanya'yı nükleer anlaşmadaki vaatlerini yerine getirmemekle suçlayarak, "İran, bu 3 ülkenin yapıcı olmayan adımlarına karşı sert ve kararlı bir yanıt verecektir." ifadelerini kullanmıştı.