Skip to main content

NATO’da ABD-Türkiye arasında ‘YPG’nin tehdit olup olmadığı tartışması

NATO’da ABD-Türkiye arasında ‘YPG’nin tehdit olup olmadığı tartışması
Türk devletinin YPG’yi tehdit olarak belirttiği savunma planı, NATO içerisinde tartışmalara yol açtı. ABD, YPG'nin ‘tehdit’ olarak yer aldığı Türk devletinin savunma planının yayımlanmasına itiraz ediyor.
posted onNovember 28, 2019
nocomment

Türk devletinin, ABD’nin başını çektiği DAİŞ’e karşı Uluslararası Koalisyonun en büyük bölgesel müttefiki olan Demokratik Suriye Güçleri’nin (HSD) omurgasını oluşturan Kürt Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) ‘tehdit’ olarak belirttiği savunma planı, NATO içerisinde tartışmalara yol açtı.

ABD, YPG'nin ‘tehdit’ olarak yer aldığı Türk devletinin savunma planının yayımlanmasına itiraz ediyor. Buna karşın Türk devleti de NATO'nun Baltık ülkeleri hakkındaki savunma planının yayımlanmasına karşı çıkıyor.

NATO'nun biri Rusya'ya karşı Baltık ülkeleri için, biri de güneyden gelen tehditlere karşı Türk devleti için iki güvenlik planı bulunuyor. Bu planlar NATO Konseyi tarafından onaylanarak iki yılda bir güncelleniyor ve yayımlanıyor.

Hazırlanan son güvenlik planları da NATO Konseyi tarafından onaylandı.

Konseyin onayladığı planda “Türkiye'ye yönelik tehditlerin” arasında YPG de bulunuyor. Söz konusu plana ABD itiraz etti.

Konu, 20 Kasım'da Brüksel'de yapılan NATO Dışişleri Bakanları toplantısında da gündeme geldi. Toplantıya katılan Türk devleti yetkilileri, Baltık ülkeleri için hazırlanan raporun yayımlanmasını isteyenlerin Türk devletinin planının yayımlanmasına karşı çıkmamaları gerektiğini belirtti.

Genel Sekreter Stoltenberg: Tüm müttefikleri korumak için planımız var

Türk devletinin savunma planı ve ABD’nin buna itirazı, NATO şefine de soruldu.

NATO'nun erken uyarı ve gözlem uçakları (AWACS) filosunu geliştirmek için Boeing International ile yapılan anlaşma kapsamında Melsbroek Havalimanı'nda düzenlenen imza töreni sonrasında konu hakkında gazetecilerin sorularını yanıtlayan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO'nun Türk devleti ve Baltık ülkeleri güvenlik planlarının yayımlanmasına ve bunlara yapılan itirazlar ardından başlayan tartışmaların esasen bir "iç NATO tartışması" olduğunu belirterek, "NATO'nun iç meselelerine girmeyeceğim. Ancak tüm müttefikleri korumak için hem planımız hem isteğimiz hem de kabiliyetimiz var" diye konuştu.