Ana içeriğe atla

Dr. Mensur Sohrabi: Pasdaranın Rojhelat talanına karşı yeniden örgütlenelim

Dr. Mensur Sohrabi: Pasdaranın Rojhelat talanına karşı yeniden örgütlenelim
İran rejiminin Rojhelat’ta yaptığı doğa katliamlarını gözler önüne seren Rojhelatlı araştırmacı akademisyen Dr. Mensur Sohrabi, dünyadaki tüm Kürtlere seslenerek, İran rejiminin katliamcı politikalarıyla ilgili belgeleri kendilerine ulaştırmalarını istedi.
posted onJuly 7, 2020
noyorum

Lahey Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler nezdinde İran rejiminin Doğu Kürdistan’da (Rojhelat) sebep olduğu doğa tahribatıyla ilgili AVATODAY’in sorularını yanıtlayan araştırmacı Agrolojist Dr. Mensur Sohrabi, İran rejiminin Rojhelat’ta gerçekleştirdiği doğa katliamlarına karşı örgütlenme çağrısında bulundu.

Almanya’da yaşayan ve 5 yıldır Agroloji üzerine hazırladığı proje üzerinde çalışan Sohrabi, İran rejiminin bu talanına karşı uluslararası düzeyde girişimlerde bulunmak ve sonuç almak için herkesten destek bekliyor. İki amacının olduğunu vurgulayan Dr. Mensur Sohrabi, ilki İran rejiminin Rojhelat’ta gerçekleştirdiği doğa talanına karşı uluslararası kamuoyunu bilgilendirmek, ikincisi ise hukuk uzmanlarından oluşturulacak bir hukukçu ekiple Lahay Adalet Divanı ve diğer uluslararası kuruluşlara sunulması için İran rejiminin Rojhelat’ta yarattığı tahribatla ilgili geniş kapsamlı bir rapor hazırlamak.

20’nci yüzyılda Sosyalist veya Komünist hareketlerin kırmızı bayraklarla toplumsal adaletsizliklere karşı kalkışma tarihi olduğunu ifade eden Dr. Mensur Sohrabi, ayak bastığımız 21’inci yüzyılda ise toplumsal hareketlerin doğanın talanına karşı yeniden örgütlenebileceğini, toplumsal adaletsizliklerin yanı sıra bu konunun da yeni sürecin en can alıcı başlıklarından biri olduğunu söyledi.

Rojhelat’ta İran rejiminin Kürtleri katletmesi ve Kürdistan’ın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını talan etmesine karşı Kürt halkının da kendini örgütleyerek çevreci anlayışı da göz ününde bulundurarak yeni bir hak arama mücadelesi yürütebileceğine vurgu yapan Dr. Mensur Sohrabi’nin AVATODAY’e için yaptığı analiz ve değerlendirmeleri şu şekilde:

Pasdaranların gizli projeleri

“Doğal yaşam alanlarında çıkarılan yangınlarla ilgili İran rejimi, her ne kadar medya ve bölge halkı nezdinde bunlara karşı olduğunu göstermeye çalışsa da, Pasdaranların gizli projeleri olduğu biliniyor. Doğal yaşam alanları ve özellikle ormanların yanması-yakılması tüm İran’da meydana geliyor ancak Rojhelat’ta yüzlerce kat daha fazla oluyor ve bu mesele üzerinde önemle durulması gereken bir mesele. Bu meselenin tam olarak anlaşılması için diğer bazı konularla ilgili bazı bilgiler paylaşmak gerekiyor; İran’daki tüm siyasi mahkumların yüzde 50’sinden fazlası Kürt’tür. Rojhelat genelindeki İranlıların oranı ise yüzde 10’dur. Rojlehat coğrafyası yoğun bir yıkım ve yağmayla karşı karşıyadır ve bu yıkım ve yağma Pasdaranlar eliyle belli bir hedef doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

Rojhelat’ta gerçekleştirilen doğa yıkım ve tahribatı sorununu doğru ele almak için biz konuyu üç temel başlık altında analiz etmenin doğru olacağını düşünerek meseleyi “Ormanlar”, “Su” ve Madenler başlıkları çerçevesinde ele aldık.

 

سۆهرابی و دارستان

 

ORMANLAR

“Zagros ormanları her gün 2 milyon hektar daralıyor”

İran İslam Cumhuriyeti Rejimi, Rojhelatlı Peşmerge güçleri bulunduğu gerekçesiyle Piranşar’dan İlam’a kadarki ormanları toplarla vurarak yakıyor ve yerleştirdiği mayınlarla korku salıyor. Biz burada sivillerin yaşamının büyük bir tehlikeye girmesini bir kenara bırakırsak bile Rojhelat’ta yaşanan sakatlık artış verilerini ele aldığımızda, yaşanan vahşet ortaya çıkacaktır. Dorudan veya dolaylı bir şekilde Pasdaranlar eliyle oluşturulan orman mafyası da orman alanları katliamının diğer bir boyutu. Örnek vermek gerekirse Pasdaranlara bağlı Xatemulenbiya şirketinin 5 milyon tümenlik orman arazilerini küçük bir para karşılığında satın alma imtiyazına sahip. Xatemulenbiya bu şekilde 60 milyon tümenlik büyük orman arazileri satın almış durumda. Arazileri zorla satın alınan insanlara da komik paralar veriliyor ki yaşanan büyük ekonomik krizde bu paralar insanların hiçbir ihtiyacını karşılamıyor.

Öte yandan Rojhelat coğrafyasının talanının bir diğer boyutu, Pasdaranların zorla alıkoyduğu ve imara açtırıldıktan sonra satılan araziler var. Bütün bunların yanı sıra satılması ve kağıt yapımında kullanılması amacıyla kesilen ağaçların oluşturduğu tahribatı saymıyoruz bile.

سۆهرابی و ئاو

 

SU

Urmiye, Sine, Kirmaşan ve İlam’ın suyu İran’ın diğer bölgelerine aktarılıyor. Örneğin Urmiye Gölü günden güne kuruyor. Normalde 10 milyar metreküp suyu olması gerekirken şu anda sadece 4 milyar metreküp suyu bulunuyor. Urmiye Gölü’nün kurumasının en büyük sebebi göle su aktaran dereler üzerinde Pasdaranlar tarafından inşa edilen barajlardır.

Gölün kurumasının diğer önemli sebebinden birisi ise rejimin sanayi kentlerinden biri olan Tebriz eyaleti ve eyalete bağlı kentlere içme suyu aktarım projesidir. Bu proje çerçevesinde Bokan’dan tedarik edilen su bu eyalete aktarılıyor.

Bunun yanı sıra İran kenti olan Azerşar’a yakın Melkendi ve İlixçi tarım alanlarına da kanallar vasıtasıyla Bokan’ın tatlı suyu aktarılıyor. Buna karşın Bokan’ın Çomi Mecidxan’a yakın Şamat ilçesi, dünya arazileri içerisinde ürün çeşitliliği açısından en önemli tarım alanlarından biri olmasına rağmen İran rejimi bu alana su vermiyor. Dolayısıyla Urmiye Gölü’ne dökülmesi gereken Bokan suyu, Bokan tarım arazilerine değil İran topraklarına aktarılırken aynı zamanda Urmiye Gölü’nün de kurumasına sebep oluyorlar.

“İran rejimi Bokan suyunu kendine alıp Başûr’u susuz bırakıyor”

Anlaşılması için şöyle söyleyeyim; her bir saniyede Bokan suyundan eksilen su miktarı 5 metreküptür. Bokan suyunun yüz milyonlarca metreküpü Norozlu barajı vasıtasıyla Miyandwaw’a aktarılıyor. Buna karşın Piranşar suyundan 600 milyon metreküplük bir bölümü ise Urmiye Gölü’ne aktarılması için toplanmış durumda. Bundan dolayı da Serdeşt ve Bane büyük bir çevre felaketi ile karşı karşıya bırakılıyor.

Barajların bir diğer büyük zararı ise, geniş bir alanda su biriktirilmesi sonucu milyarlarca metreküp suyun buharlaşmasına yol açmalarıdır. Bu aşırı buhar Nexede’de Türklerin sahip olduğu tarım ürünleri üzerinde öldürücü bir etkide bulunmuş durumda. Nexede’deki Kürtlerin ise rejim zaten birçok ürünü ekmesine izin vermiyor. İran rejimi aynı zamanda bu barajlarla Güney Kürdistan’ı (Başûr) da susuz bırakıyor çünkü bu su Dukan barajının tek kaynağı ve İran rejimi bu baraj aracılığıyla Başûr’u susuz bırakıyor.

Eğer Sine bölgesinden bahsedersek, Sine’nin yıllık 4 milyar 800 milyon metreküp kullanılabilir suyu var ve bu suyun yüzde 3’ünün tekrar kullanılması imkanı var. Ancak hepsi boşa gidiyor. Örneğin Sine tarım arazileri için yıllık bir milyar 250 milyon metreküp su ihtiyacı var. Milyonlarca yıldır birikmiş bu su bir yılda kurutuluyor. Sine suyunun büyük bir kısmı Hemedan’a gönderiliyor. Binlerce Türk çiftçiyi de Sine’nin Qirwe ilçesine getirtip burada tarım yapmaları sağlanıyor. Ancak bunlarda Sine’de kazdıkları kuyulara kimyasallar atıp Sine suyunu kirletiyorlar. Nitratlanan bu sular, bölgede kanser gibi bir çok hastalığın yaygınlaşmasına ve ölümlerin artmasına yol açıyor.

سۆهرابی و کانزا

 

MADENLER

İran’da 4 çeşit altın var ve bunların 3’ü Rojhelat’ta bulunuyor. İran rejiminin altın üretiminin yüzde 9’u Seqiz ve Tikab’a yakın Qirwe’de elde ediliyor. Bu altının kullanıma hazır hale getirilmesi için civa ve asinik gibi zararlı maddeler kullanılıyor ve bu maddeler bölgenin suları ve toprağını büyük oranda zehirliyor. Altın üretiminin büyük zararlarına karşı halkta bir tepki oluşmaya başlıyor artık. Bazı çevreler bu sorunun sadece Rojhelat’ta olmadığını İran’ın genelinde de bu sorunun var olduğunu söyleyebilirler. Ancak hatırlatmak gerekir ki Zagros ve Elburz’da ormanlar yandığında Elburz’daki yangın, itfaiye ekipleriyle birlikte rejimin tüm kurumlarının seferber olmasıyla kısa sürede sündürülürken Zagros’taki yangınlara müdahale etmeyi bırakın, bölge halkının kendi imkanları ile seferber olup yangına müdahale etmesini engelliyor.

Şuan İran’ın İsfahan, rejimin en büyük tarımsal üretim merkezi konumundaki bir kent. Rojhelat kentleri İsfahan’dan daha elverişli olmalarına rağmen yoksulluk ile boğuşuyor. Rejim, Rojhelat’ın suyunu Fars bölgelerine aktararak bunu gerçekleştiriyor.

Bizim tüm çabamız; adına şiirler dizdiğimiz, şarkılar haykırdığımız, canımızı feda ettiğimiz ismi Kürdistan olan vatanımız içindir. Pasdaranlar bu vatanımızın kaynaklarını ve serveti talan ederek tüm pisliklerini de orada bırakıyor.”

https://www.facebook.com/mansoursohrabii