Skip to main content

Pentagon Trump’a İran’a karşı askeri seçenekleri sundu

Pentagon Trump’a İran’a karşı askeri seçenekleri sundu
ABD Savunma Bakanı Mark Esper ve Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’un Başkan Donald Trump’a aralarında füzelerin ateşlendiği noktalar ve depolama alanlarının vurulması ya da İran rejiminin petrol altyapısını hedef alabilecek gizli siber operasyonların olduğu bir dizi askeri seçenek sunduğu belirtildi.
posted onSeptember 18, 2019
nocomment

ABD’li yetkililer Suudi Arabistan ulusal petrol şirketi Saudi Aramco petrol tesislerine saldırının İran’ın güneybatısından düzenlendiği görüşünde. Üst düzey Amerikalı yetkililer drone ve füzelerin kalktığı ve ateşlendiği noktaların belirlendiğini söylüyor. ABD basınına göre Pentagony Başkan Trump’a bir dizi askeri seçenek sundu.

ABD basınında yer alan haberlere göre füzelerin ateşlendiği noktalar İran’ın güneyi ve Basra Körfezi’nin en kuzey ucu.

New York Times gazetesine göre, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ve Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Başkan Trump’a aralarında füzelerin ateşlendiği noktalar ve depolama alanlarının vurulması ya da İran rejiminin petrol altyapısını hedef alabilecek gizli siber operasyonların olduğu bir dizi askeri seçenek sundu.

Amerikalı yetkililere göre bölgeye ilave ABD askerlerinin gönderilmesi dahil olmak üzere bütün seçenekler masada. Foreign Policy dergisinin konuyla ilgili haberine göre, Trump yönetimi içersinde de İran rejimine saldırı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.

Foreign Policy'yekonuşan üst düzey bir Trump yönetimi yetkilisine göre, Dışişleri Bakanlığı'nın bölgede önemli ölçüde askeri varlığın arttırılması, Savunma Bakanlığı'nınsa ihtiyatlı hareket edilmesinden yana. Pentagon yetkilileri böyle bir adımın maliyetinin yüksek olacağını ve başka muharip misyonlardan askeri kaynak aktarılmasını gerekli kılabileceğini savunuyor.

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford Salı günü yaptığı açıklamada Başkan Trump'ın henüz askeri bir operasyon talep etmediğini yalnızca planlama yapılmasını istediğini belirtti.

Amerikalı istihbarat analistleri ve askeri uzmanlar, saldırıda ateşlenen füzenin kaynağı ve rotasının belirlenmesi amacıyla Suudi Arabistan’da ele geçirilen füze güdüm mekanizmasını inceliyor.

Saldırıda hasar gören noktalara ilişkin uydu fotoğrafları, alçaktan uçan seyir füzelerinin radar izleri değerlendiriliyor. Saldırıdan önceki ve sonraki ses kayıtları da inceleniyor. Saldırının düzenlendiği noktadan toplanan füze ve drone parçaları analiz ediliyor.

Suudi hava savunma sistemi füzeleri neden durduramadı?

Analistlere göre yaptığı açıklamalarla askeri bir çatışmadan uzak durmak istediğinin de sinyalini veren Suudi Arabistan yönetimi petrol tesislerine yönelik saldırının kendi savunma sistemlerindeki açıkları göstermesinden dolayı endişeli.

Uzmanlar, Cumartesi günkü saldırının yol açtığı hasarın, Suudi Arabistan’ın en yüksek askeri harcamaya sahip ülkeler arasında olmasına karşın hava sahasında patlak verebilecek bir savaşa yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koyduğu görüşünü aktarıyor.

Amerikalı yetkililere göre Suudi hava savunma sistemleri drone ve füzeleri etkisiz hale getiremedi çünkü hava savunma sistemlerinin yönü Yemen’den gelebilecek olası saldırıları önlemek üzere güneye çevrilmişti.

Suudi Arabistan’da 1996’daki bombalı saldırıda ne olmuştu?

Uluslararası stratejistler, Suudi Arabistan’ın son saldırı ile ilgili olarak süreci ağırdan alma ya da net bir dille İran’ı doğrudan suçlamama yaklaşımına dikkat çekerken, 25 Haziran 1996 yılında Suudi Arabistan’da düzenlenen bombalı saldırıya atıfta bulunuyor.

Suudi Arabistan’ın El Huber şehrinde Güney Nöbeti Harekatı’na katılan koalisyon askerlerinin kaldığı komplekse yapılan bombalı saldırıda 19 ABD askeri ile siviller hayatını kaybetmişti.

Analistler, Suudi yönetiminin askeri bir çatışmadan kaçınmak amacıyla, söz konusu bombalı saldırıda İran rejiminin rolünü kasıtlı olarak belirsiz bıraktığına dikkat çekiyor. Amerika’da görülen davada saldırıdan İran rejiminin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştı.